Tasavvufun Hükmü
Tasavvufun hükmü, İslam'daki manevi disiplin ve öğretilerin, kişinin ruhsal ve ahlaki gelişimine katkı sağlama derecesini ele alır.
Tasavvufun Hükmü
Tasavvuf, meşru ve talep edilen bir ilimdir. Hatta bazı konular itibarıyla vâcip bile olabilir. Bu durum birkaç şekilde açıklanabilir:
Birincisi: Tasavvuf, İslâm ve imandan sonra dini tamamlayan ihsan makamıdır. İhsan makamı, Allah Teâlâ'ya yönelme konusunda en yüce derecedir. Şu âyet-i kerime de bu duruma işaret etmektedir:
"Bizim uğrumuzda cihad edenler var ya, biz onları mutlaka yollarımıza ileteceğiz. Şüphesiz Allah, mutlaka muhsinler (ihsan erbabı) ile beraberdir" (Ankebût 29/69).
İkincisi: Tarikatta müridden istenenler, Allah Teâlâ'nın Kur'ân-ı Kerîm'de bütün müminlerden istedikleriyle aynıdır. Bunlar şunlardır:
- Nefsi hesaba çekmek,
- Devamlı tövbe ve istiğfar etmek,
- Zikir,
- Sıdk,
- Muhabbet,
- Tevekkül,
- Rıza.
- Teslimiyet,
- Nefisle mücadale ederek arzulara karşı durmak,
- Şeytanın vesveselerine kulak asmamak gibi konulardır.
Üçüncüsü: Tasavvuf, nefsin hastalıklarını ve tedavi yollarını açıklayarak, onu temizleyip kemal ve kurtuluş mertebesine ulaşmayı hedefleyen bir ilimdir. Şüphesiz, nefsin hastalıklarına ve kirlerine çare bulmak; Kur'an, Sünnet ve âlimlerin sözlerinde geçen deliller ile vaciptir.