Kişinin Ailesi İçin Harcadığı Para

Kişinin ailesi için harcadığı para, veren elin alan elden üstün olması ve Allah'ın borçlarına kefil olduğu kimseler hakkında merak edilenler.

Kişinin Ailesi İçin Harcadığı Para
Kişinin Ailesi İçin Harcadığı Para

Kişinin Ailesi İçin Harcadığı Para

Fakih Ebü'l-Leys [rahmetullahi aleyh] der ki: Senedleriyle bize kadar gelen ve Sevbân'in [radıyallahu anh] rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem] Efendimiz buyurmuştur ki:

"En kıymetli para, kişinin kendi çoluk çocuğuna harcadığı para ile Allah yolunda savaşmak için bineğine harcadığı para ve yine Allah yolunda arkadaşları için harcadığı paradır."

Ebû Kilâbe [rahmetullahi aleyh] diyor ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem] hadis-i şeriflerine kişinin ailesi ve çoluk çocuğu için harcadığı paranın faziletiyle başlamıştır. Küçük yaştaki çocuklarının nafakasını temin etmek için çalışıp çabalayan birinden daha büyük ecre kim nail olabilir ki!?

Veren El Alan Elden Üstündür

Ebû Seleme'nin [radıyallahu anh] rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Nebî [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurmaktadır:

"Sadaka ancak kişinin ailesi için gereken nafakadan arta kalanından verilir. Veren el alan elden hayırlıdır. Sadaka vermeye (infaka), çoluk çocuk sahibi olanlardan başla."

Allah'ın Borçlarına Kefil Olduğu Kimseler

Fakih Ebü'l-Leys [rahmetullahi aleyh] diyor ki: Babam [rahmetullahi aleyh] şöyle diyordu: "Sâbit Bünânî [rahmetullahi aleyh], Enes b. Mâlik'in [radıyallahu anh] yanındayken ona Resûlullah'tan [sallallahu aleyhi vesellem] işittiği şu hadisi anlatmış:

"Allah Azze ve Celle şu üç durumda kulunun borcuna kefil olmuştur:

  1. Kötü yollara düşme korkusuyla evlendiği ve evlilik sebebiyle borçlandığı ve borcunu da ödeyemeden öldüğü zaman. Allah Teâlâ bu kimsenin borcuna, kıyamet gününde onun yerine ödemek üzere kefil olmuştur.
  2. Müslümanların savaşa çıkabilmeleri için yapılan borçlanma.
  3. Ölen bir kişiye kefen alabilmek için yapılan borçlanma. Allah Teâlâ bu gibi borçlanmalarda, alacaklıyı razı edecektir.

Bundan sonra Sabît Benânî [rahmetullahi aleyh] Hasan-ı Basri'nin [rahmetullahi aleyh] yanına gitti ve Enes b. Mâlik'ten [radıyallahu anh] dinlediği hadisi anlattı. Hasan-ı Basrî ona şöyle dedi:

-Enes b. Mâlik [radıyallahu anh] çok yaşlandı ve zayıf düştü. Bu sebeple hadis-i şerifte bildirilen bir kimseyi unuttu. Allah Teâlâ bu sayılan kimselerle beraber, ailesinin nafakasını temin etmek için çalışıp çabalayan ve bunun için birilerinden borç alan fakat ödeyemeden ölen kimsenin Allah Teâlâ borcuna kefil olur. Kıyamet günü onunla alacaklıları arasında hiçbir dava olmaz.

Ebû Hüreyre'nin [radıyallahu anh] rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Nebî [sallallahu aleyhi vesellem] buyurmuştur ki: 

"Semada iki melek vardır. Biri, 'Allahım! Malını hayır yolunda harcayanlara, harcadıklarından daha da fazlasını ver' der. Diğeri, 'Allahım! Malını saklayanın da malını da hemen telef eyle!' der. Bu iki meleğin bu duaları etmekten başka bir amelleri yoktur." 

—--------------------------------------------------

Kaynaklar:

Heysemi, Mecmau'z-Zevâid, 4/325.

Buhârî, nr. 1426; Ebû Davud, nr. 1676; Tirmizî, nr. 680; Dârimi, Müsned, nr. 1651; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, nr. 2/278, 394, 480.

Beyhaki, Şuabü’l-İmam, nr. 3412..