Kim Zikrederse Allah da Kulunu Anar
Bu makalede, Allah’ın zikrini hatırlayan ve dile getiren kulunu nasıl andığı ve bu kutsal bağın manevi boyutları ele alınmaktadır.
Kim Zikrederse Allah da Kulunu Anar
Abdullah b. Umeyr [radıyallahu anh] demiştir ki: "Her kim 'elhamdülillah' derse, onun için semanın kapıları açılır. Tekbir (Allahüekber) lafzı, yeryüzü ile gökyüzü arasını (sevapla) doldurur. Tesbih (sübhânallah) demenin sevabını ise Allah'tan başka kimse bilemez. Allah Teâlâ buyurmuştur ki:
Kim beni zikrederse, ben de onu anarım. O beni tek başına, yalnızken zikrederse ben de onu (hiçbir meleğin olmadığı zaman) tek başıma anarım. Eğer bir kul beni, bir topluluk içinde zikrederse, ben de onu, o topluluktan daha hayırlı bir topluluk içinde (melekler arasında) anarım.
Abdullah b. Umeyr [radıyallahu anh] sonra şöyle dedi: "Bir kul yatağına uzanınca Allah'ı zikreder ve bu haldeyken uykuya dalarsa, uyanıncaya kadar zikir halindedir. Ona uyanıncaya kadar zikretmiş sevabı yazılır."
Fakih Ebü'l-Leys Semerkandî [rahmetullahi aleyh] der ki: "(Yukarıda geçen hadis ve haberlere göre) Allah'ın kulunu zikretmesi veya anması, onu bağışlaması ve affetmesiyle olur. Ne zamanki bir kul Allah'ı anar ve zikrederse, Allah da onu affetmek suretiyle anar."
Anlatıldığına göre, Hz. Ali b. Ebu Talib [radıyallahu anh], "Zikir iki zikrin arasındadır. İslam iki kılıcın arasındadır. Günah da iki farzın arasındadır" demiştir.
"Zikir iki zikrin arasındadır" sözünün manası şudur: Allah Teâlâ kulunu, kendisini zikretmeye muvaffak kılmadıkça kul zikretmeye takati olmaz. Kul Allah Teâlâ'yı zikrettiğinde de Allah [celle celâluhu] onu bağışlamak suretiyle zikreder.
"İslam iki kılıcın arasındadır" sözünün manası şudur: Yani insanların veya bir beldenin müslüman olması için cihad edilir, savaşılır. Bir kimse müslüman olduktan sonra mürted olmak suretiyle İslam'dan dönerse, İslam'a dönmesi tavsiye edilir, yoksa cezalandırılır.
"Günah da iki farzın arasındadır" sözünün manası şudur: Yani günah işlememek, günaha bulaşmamak kişiye farzdır. Ancak ne zamanki günah işlerse, o zaman tövbe etmek ona farz olur.
İbn Abbas [radıyallahu anh], "O sinsi vesvesecinin şerrinden (Allah'a sığınırım)" (Nas 114/4) ayetinin tefsirinde demiştir ki: "Bu vesvese veren, insanın kalbine çöreklenmiş olan şeytandır. Allah Teâlâ zikrettiğinde bu şeytan siner; gaflete düşüldüğünde ve zikirden uzak kalındığında tekrar ortaya çıkarak vesveseler vermeye başlar."
Kaynaklar:
Buhârî, nr. 7405; Müslim, nr. 2675; Tirmizî, nr. 3603; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 2/251; İbn Hibban, es-Sahih, nr. 808.