İstiaze Alemlerin Rabbine Sığınmak

İstiâze, Âlemlerin Rabbine sığınmak anlamına gelir ve insanın karşılaştığı her türlü kötülükten korunma amacıyla Allah'a yönelmesi gerektiğini vurgular.

İstiaze Alemlerin Rabbine Sığınmak
İstiaze Alemlerin Rabbine Sığınmak

İSTİÂZE: ÂLEMLERİN RABBİNE SIĞINMAK

Bismillâhirrahmânirrahîm.

İstiâze kelimesi, Arapçada "Allah’a sığınma, O’nun koruması altına girmeyi talep etme" anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim’de ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hadislerinde istiâze, bir varoluş ahlakı olarak öne çıkar. Allah’a sığınmak, kulluğun bir gereğidir ve insanın hem Rabbine yaklaşmasını hem de şeytanın vesveselerinden korunmasını sağlar. Bu davranış, kulun Rabbine olan teslimiyetinin ve zâhirî ile bâtinî temizlik arayışının bir nişanesidir.

Kur’an-ı Kerim’de İstiâze

Kur’an-ı Kerim’de, “Kur’an okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın” (Nahl, 98) âyetiyle istiâze emredilmektedir. Bu emir, Kur’an okuma gibi kutsal bir amel sırasında dahi şeytanın vesveselerinden uzak durma ihtiyacını vurgular. Aynı zamanda, istiâzenin, insanı ruhsal ve zihinsel anlamda huzura erdiren bir eylem olduğunu gösterir.

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) İstiâze Duaları

Hz. Peygamber (s.a.v.), istiâzeyi hayatının merkezine koymuş ve ümmetine bu konuda örnek olmuştur. Peygamberimiz, sabah ve akşam dualarında Allah’a sığınarak şöyle buyurmuştur: “Allah’ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan ve cimrilikten Sana sığınırım.” (Buharî, Deavât, 37)

Bir başka duasında ise şöyle niyaz eder: “Allah’ım! Gözü açıp kapayıncaya kadar bile beni nefsime bırakma.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 110) Bu dualar, istiâzenin hem manevi koruma hem de Allah’a bağlılığın bir tezahürü olduğunu gösterir.

Peygamberlerin Sığınışları

Peygamberlerin hayatları, istiâzenin en güzel örnekleriyle doludur. Hz. Nuh’un, tufan esnasında kavminin inkârından Allah’a sığınması (Hud, 47), Hz. Yusuf’un, zindandan kurtuluşunda Allah’a olan yakarışı (Yusuf, 33) ve Hz. Musa’nın Firavun’un zulmüne karşı Allah’a olan tevekkülü (Kasas, 21) buna çarpıcı örneklerdir. Bu örnekler, her peygamberin hayatında istiâzenin vazgeçilmez bir davranış olduğunu gözler önüne serer.

Sonuç

İstiâze, insanın Rabbine olan sadakatini, nefsine karşı olan mücadelesini ve şeytanın tuzaklarına karşı olan teyakkuzunu ifade eder. Bu yüzden her müminin hayatında istiâze, manevi bir zırh, ruhsal bir sığınak ve Allah’a yönelmenin derin bir ifadesidir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) örnek dualarından ilham alarak istiâzeyi günlük hayatımızın bir parçası haline getirmeli ve her türlü şerşerre, vesvese ve fitneden Allah’a sığınmalıyız.

Kaynaklar:

  • Kur’an-ı Kerim, Nahl, 98; Hud, 47; Yusuf, 33; Kasas, 21.

  • Buharî, Deavât, 37.

  • Ebû Dâvûd, Edeb, 110.