İnsan Her Zaman Aynı Hal Üzerine Olamaz!

Bu makale, insanın ruhsal ve duygusal dalgalanmalar yaşamasının doğal olduğunu ve bu değişimlerin İslam perspektifinde nasıl yorumlandığını anlatmaktadır.

İnsan Her Zaman Aynı Hal Üzerine Olamaz!
Aynı Hal Üzerine Olamaz!

İnsan Her Zaman Aynı Hal Üzerine Olamaz!

Fakih Ebü'l-Leys (rahmetullahi aleyh) şöyle der: Babamdan (rahmetullahi aleyh) dinlediğim bir hadis-i şerif şöyleydi:

Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) zamanında, Hanzala isminde bir sahabi vardı. Hanzala (radıyallahu anh) şöyle anlatır: "Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanındaydık. Bize, kalplerimizi yumuşatan, gözlerimizden yaş akıtan, nefislerimizi tanıtan bir vaaz verdi. Bu vaazdan sonra evime döndüm. Eşimle baş başa oturduk ve aramızda dünya kelamı konuşmaya başladık. Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanındayken hissettiğim hali unutmuş ve dünya meselelerine dalmıştım. Aniden, Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanındaki hâlimi hatırladım. Kendi kendime, 'Ben münafık oldum; Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanındayken nasıldım, şimdi nasıl? Onun yanındayken kalbim Allah korkusuyla doluyken, şimdi dünya kelamı konuşuyorum,' dedim. Hemen dışarı çıkıp, 'Hanzala münafık oldu! Hanzala münafık oldu!' diye bağırmaya başladım. Bu sırada Hz. Ebû Bekir (radıyallahu anh) ile karşılaştım. O bana,

  • 'Hayır, tam aksine! Sen münafık olamazsın ya Hanzala!' dedi. Ben doğrudan Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gittim ve hâlâ, 'Hanzala münafık oldu!' diyordum. Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bana,

  • 'Hayır, tam aksine! Ey Hanzala, sen münafık değilsin!' dedi. Ben ise,

  • 'Ya Resûlallah! Senin yanındayken kalbimizi yumuşatan, gözlerimizden yaş akıtan, nefislerimizi tanıtan bir sohbet dinledik. Ama evime gidince dünya işlerine daldım ve o hâli kaybettim,' dedim. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

  • 'Ey Hanzala! Eğer sizler her zaman benim yanımda olduğunuz gibi olsanız, melekler yolda yürürken sizinle musafaha eder, evlerinize ve yataklarınıza kadar gelirlerdi. Ancak ey Hanzala, bazen öyle bazen böyle olur; her anınız aynı olamaz!'

Rivayet edildiğine göre, Hz. Âişe (radıyallahu anha) şöyle anlatır:

"Resûlullah’a (sallallahu aleyhi vesellem), Müminûn suresinin 60. ayeti olan, 'Ve Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri çarparak yapanlar' ayeti hakkında sordum ve dedim ki:

  • 'Bu kişiler, günah işledikleri halde Allah’tan korkan kimseler midir?' Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki:

  • 'Hayır, onlar ibadet ve taat ederlerken, bu ibadetlerinin kabul edilmeyebileceği endişesi taşıyan kimselerdir.'"

Kaynaklar:

  • Müslim, nr. 2750; Tırmizi, nr. 2514; Ahmed b. Han bel, el-Müsned, 4/346. 
  • Tirmizı, nr. 3175; İbn Mace, nr. 4198; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 6/159, 205; Hakim,el-Müstedrek, 2/393, 394.