İlim Öğrenmek İçin Yola Çıkan Cennet Yoluna Çıkmıştır
İlim öğrenmek amacıyla yola çıkanın Allah katındaki değeri ve cennete ulaşmadaki manevi mücadelesi.
İlim Öğrenmek İçin Yola Çıkan Cennet Yoluna Çıkmıştır
Fakih Ebû’l-Leys Semerkandî (rahmetullahi aleyh) der ki: Senedleriyle bize kadar ulaşan bir rivayete göre, Kays b. Kesir (rahmetullahi aleyh) şöyle anlatmıştır:
Ebû’d-Derdâ (radıyallahu anh) ile birlikte Dımaşk (Şam) mescidinde oturuyorduk. Ebû’d-Derdâ’nın (radıyallahu anh) yanına bir adam geldi ve şöyle dedi:
- Ey Ebû’d-Derdâ! Ben buraya Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şehri Medine’den, bir hadis-i şerifi öğrenmek için geldim. Bana bildirildiğine göre o hadisi siz Resûlullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet etmişsiniz. Ebû’d-Derdâ (radıyallahu anh) ona sordu:
- Sen buraya kadar ticaret için veya başka bir hacetini gidermek için gelmedin de sadece bir hadisi öğrenmek için mi geldin? Adam:
- Evet, sadece bunun için geldim, dedi. Bunun üzerine Ebû’d-Derdâ (radıyallahu anh) şöyle dedi: Ben Resûlullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle işitmiştim:
"Her kim ilim tahsil etmek amacıyla bir yola gidecek olursa, Allah onu, cennet yollarından bir yola sokmuş olur. Kuşkusuz melekler, ilim yolunda olan bir kimseden hoşlandıklarından dolayı ona kanatlarını sererler. Göklerde ve yerde bulunan yaratıklarla suda bulunan balıklar da onun bağışlanması için dua ederler.
Muhakkak ki, âlimin âbite olan üstünlüğü, on dördüncü gecesindeki dolunayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Âlimler, peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler, miras olarak dinar ve dirhem bırakmazlar; onlar ancak ilim bırakırlar. Kim o ilmi elde ederse, çok büyük bir nasip elde etmiş olur."
Kaynaklar:
- Ebû Dâvud, nr. 3641-3642; Tirmizî, nr. 2682; İbn Mâce, nr. 223; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 5/196; Dârimî, Müsned, nr. 342.