Hayat ve gençlik ve hevesat cihetinden gelen tehlikelerden sakınmak için tesirli bir ihtar
İşte hayat böyledir. Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı iman ile hayatlandırınız ve ferâizle (farzlar, Allah'ın kesin emirleri) zinetlendiriniz (süsleyiniz) ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.
Sizdeki gençlik kesinlikle gidecek. Eğer dinin izin verdiği helâl dairede kalmazsanız, bu gençlik kaybolup hem dünyada, hem kabirde, hem de âhirette size, kendi lezzetinden çok daha büyük belalar ve acılar getirecektir. Ancak, İslâmî terbiye ile bu gençlik nimetini iffet, namus ve Allah'a itaat ile şükrederek kullanırsanız, bu gençlik manevi anlamda bâki kalacak ve ebedî bir gençliğe vesile olacaktır.
Gayr-i meşru yollardaki gençliğin, zehirli bal gibi olan yasak zevkleri, imanı kaybettiği için ölüm, bir darağacı ve kabir, ebedî bir karanlık kapısı olur. Ecel gizli olduğundan, genç olsun ihtiyar olsun herkesin başı her an koparılabilir. Eğer bu haram isteklerden uzak durup, Kur'an'ın tılsımı olan iman ve farzları elde ederseniz, saadet-i ebediye hazinesini kazanırsınız. Zira yüz yirmi dört bin peygamber ve sayısız veliler bunu müjdelemekte ve gösterdikleri eserlerle ispatlamaktadırlar.
Sonuç olarak, gençlik elbet sona erecek. Eğer sefahette (yasak zevklerde) geçmişse, dünyada ve ahirette binlerce bela ve acı ile karşılaşılacaktır. Gençlerin çoğu, bu yasak heveslerin etkisiyle hastanelere, hapishanelere veya sefalet dolu yerlere düşmektedir. Eğer bu gerçeği anlamak isterseniz, hastanelerden, hapishanelerden ve kabristanlardan öğrenebilirsiniz. Çoğu hastalığın, gençlikteki aşırılıklardan kaynaklandığını ve hapishanelerde de çoğunlukla gençlerin yasak eylemlerinin bedelini ödediğini duyacaksınız. Kabir âleminde ise, manevi azapların çoğu gençlikteki yanlış kullanımın sonucudur.
Madem ölüm kaçınılmazdır ve her an gelebilir, madem kabir herkese açıktır, ve madem ki "Her nefis ölümü tadacaktır," (2) o halde, ey zevk ve eğlenceye düşkün insan! Yetmiş beş yaşında (Bediüzzaman Said Nursi) tecrübelerim ve delillerimle kesinlikle bildim ki; gerçek zevk ve acısız lezzet, sadece imandadır. İman hakikatleri içinde yaşanmazsa, dünya zevkleri sadece acı getirir. Hayatın lezzetini kaybettiren dünyevî zevkler, bir üzüm tanesi verirken on tokat atar gibi sıkıntılar getirir.
Ebedî mutluluk ve kurtuluş için, Hz. Muhammed Mustafa'ya (s.a.v.) kulak verelim. Zira O, "Gençlerinizin en hayırlısı, ihtiyarlara benzeyendir. Yaşlılarınızın en fenası ise, gençler gibi yaşamaya çalışandır," buyurmuştur. (3) Ve Allah (c.c.) gayri meşru arzu ve isteklerin peşine düşmeyen genci çok sever. (4)
Duamız, Allah'ın vahyi ve Peygamberimizin (s.a.v.) mübarek sözleriyle olsun: “Allah’ım! Nefsime takvasını ver ve onu günahlardan temizle. Sen, onu en iyi temizleyensin. Onun koruyucusu ve sahibisin.” (5)
Amin. Esselâmu aleyküm ve rahmetullah.
Kaynaklar:
- Risale-i Nur Külliyatı, İman ve Küfür Muvazeneleri
- Âl-i İmran, 3/185; Enbiyâ, 21/35; Ankebut, 29/57
- Heysemî, Mecmau’z-Zevaid, 10/270; İbn Hacer, el-Metalibu’l-Aliye, 3/3
- Müsned, 4/151
- Müslim Zikir 73