Başkasına Muhtaç Olmamak İçin Çalışmak

Başkasına muhtaç olmamak için çalışmanın önemi ve ailenin nafakasını temin etmenin faziletleri hakkında bilgiler.

Başkasına Muhtaç Olmamak İçin Çalışmak

Başkasına Muhtaç Olmamak İçin Çalışmak 

Mekhul'un [rahmetullahi aleyh] rivayet ettiğine göre, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem] bir defasında şöyle buyurmuştur: 

"Kim başkasına muhtaç olmamak, ailesini geçindirmek ve komşusuna ikramda bulunmak için helal yoldan dünyalık mal edinirse, kıyamet günü yüzü, (Rabbinin huzuruna) ayın on dördü gibi bembeyaz gelir. Kim de, mal mülkünü çoğaltmak, böbürlenmek ve gösteriş yapmak için mal helal de olsa dünyalık elde etmeye çalışırsa, kıyamet günü Allah Teala'nın huzuruna çıktığında O'nu kendisine öfkeli bir halde bulur."

Ailenin Nafakasını Temin Etmenin Fazileti 

Fakih Ebü'I-Leys [rahmetullahi aleyh] der ki: Senedleriyle bize kadar ulaştığına göre, Enes b. Malik [radıyallahu anh] şöyle anlatmıştır: "Bir gün Resulullah'a (sallallahu aleyhi vesellem] dedim ki: 

- Ey Allah'ın Resulü! Size göre bir parça ekmeği sadaka olarak vermek mi daha iyidir yoksa yüz rekat nafile namaz kılmak mı? Resulullah [sallallahu aleyhi vesellem],

- Senin bir parça ekmeği sadaka olarak vermen, nafile olarak iki yüz rekat nafile namaz kılmandan daha iyidir, dedi. Ben,

- Ey Allah'ın Resulü! Size göre bir müslümanın sıkıntısını gidermek mi daha iyidir yoksa iki yüz rekat nafile namaz kılmak mı? diye sordum.

- Benim için bir müslümanın ihtiyacının giderilmesi bin rekat nafile namaz kılmaktan daha iyidir, dedi. Ben,

- Ey Allah'ın Resulü! Sizin için haram olan bir lokmayı terketmek mi daha iyidir yoksa bin rekat nafile namaz kılmak mı? dedim.

- Haram olan bir lokmayı terketmek, iki bin rekat nafile namaz kılmaktan daha iyidir, dedi. Ben,

- Ey Allah'ın Resulü! Gıybeti terketmek mi daha iyidir yoksa iki bin rekat namaz kılmak mı? diye sordum.

- Gıybeti terketmek on bin rekat nafile namaz kılmaktan daha iyidir, dedi. Ben,

- Ey Allah'ın Resulü! Size göre dul bir kadının sıkıntısını gidermek mi daha iyidir yoksa on bin rekat nafile namaz kılmak mı? diye sordum.

- Bana göre, dul bir kadının sıkıntısını gidermek, otuz bin rekat nafile namaz kılmaktan daha güzeldir, dedi. Ben,

- Ey Allah'ın Resulü! Size göre, bir kişinin ailesi için harcamada bulunması mı daha faziletlidir yoksa Allah yolunda harcamada bulunması mı? dedim. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem]

- Kişinin ailesinin ihtiyaçları için bir dirhem harcamada bulunması Allah yolunda bin dirhem harcamasından daha faziletlidir, dedi. Ben,

- Ey Allah'ın Resulü! Size göre, bir kişinin anne babasına iyilikle muamelede bulunması mı daha faziletlidir yoksa bin sene ibadet etmesi mi? diye sordum. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem],

- Ey Enes! dedi ve şu ayeti okudu. "Hak geldi; batıl yıkılıp gitti. Zaten batıl yıkılmaya mahkumdur" (isra 17/81). Sonra bana,

- Benim için kişinin anne ve babasına iyilikle muamelede bulunması, onun iki milyon sene ibadet etmesinden daha hayırlıdır.

Fakih Ebü'I-Leys [rahmetullahi aleyh] der ki: Senedleriyle bize kadar ulaşan bir hadiste Ebu Kebşe Enmarı [radıyallahu anh] şöyle demiştir: "Bir defasında Resulullah [sallallahu aleyhi vesellem] bizlere bir misal verdi ve dedi ki: 


Dünyanın misali şu dört adamın misali gibidir: 


"1. Bir adam vardır ki, Allah [C.C] ona hem ilim hem de mal mülk vermiştir. O da Allah'ın kendisine verdiği ilmi kullanarak malını gerektiği şekilde (Allah yolunda) sarfeder. 

2. Bir adam vardır ki, Allah [C.C] ona ilim vermiştir; mal mülk vermemiştir. Bu kimse de kendi kendine, 'Şayet Allah Teala bana, o adama verdiği gibi mal mülk verseydi, ben de onun gibi yapardım' der. İşte bu iki kişi sevap bakımından eşittirler.

3. Bir adam vardır ki, Allah Teala ona mal vermiş fakat ilim vermemiştir. O da malının hakkını vermez, onu batıl yollara harcar.

4. Bir adam da vardır ki, Allah [C.C] ona ne mal mülk vermiştir ne de ilim. O da kendi kendine, 'Şayet Allah Teala bana, falanca adama verdiği gibi mal verseydi, ben de onun gibi yapardım.' İşte bu ikisi de günah bakımından birbirlerine eşittirler.''

Fakih Ebü'I-Leys [rahmetullahi aleyh] der ki: Senedleriyle bize kadar ulaşan ve Enes b. Malik'in rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, Resulullah [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurmuştur: 

- Cennette bazı köşkler vardır ki, içlerinden bakıldığında dışı; dışından bakıldığında da içi görülür. Sahabilerden biri,


- Ya Resulullah! Buralarda kimler oturacaktır? diye sordu.

Resulullah [sallallahu aleyhi vesellem],

- Yoksullara yemek yediren, güzel ve tatlı dille konuşan, (nafile) oruçlarına devam eden, selamı yayan ve insanlar uykuda iken kalkıp namaz kılanlardır, dedi. Sahabiler,


- Ya Resulullah! Bunları yapanlar zaten cennetlik değil midir? Bunları yapmaya kimin gücü yeter ki! dediler. Resul-i Ekrem [sallallahu aleyhi vesellem] Efendimiz buyurdular ki:

- Her kim, Sübhanallahi ve'l-hamdü lillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber, derse güzel bir söz söylemiş, güzel konuşmuş olur. Kim ailesini yedirir içirirse, yoksullara yedirmiş gibi olur. Kim ramazan orucunu tutarsa, oruca devam etmiş olur. Her kim bir müslüman kardeşine rast gelir de ona selam verirse, selamı yaymış olur. Kim de yatsı ve sabah namazlarını kılarsa, insanlar uykuda iken gecesini ibadetle ihya etmiş olur."

Hadis-i şerifte geçen, uykuda olan insanlardan maksat, hıristiyan, yahudi ve Mecusiler'dir 

—--------------------------------------------------

Kaynaklar:

Deylemi, Müsnedü'I-Firdevs, nr. 5723; Ebu Nuaym, Hilyetü'I-Evliya, 3/11 O, 8/215. 

Ebü Hüreyre [radıyallahu anh] rivayet ettiği bir başka hadis-i şerifte, ResCılullah Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem], yapılan her iyiliğin iki milyon kat fazlasıyla mükafatlandırılacağını bildirmiştir. Hadis için bk. Beyhaki, es-Sünenü'I-Kübra, nr. 12462; Ali el-Müttakı, Kenzü'I-Ummal, nr. 2972; Heysem,, Mecmau'z-Zevaid, 7 /92.